Rahimdeki Sorunlara Bağlı Kısırlık

Rahimdeki Sorunlara Bağlı Kısırlık
Embriyonun tutunabilmesi ve gebeliğin sağlıklı olarak gelişebilmesi için endometrium ve rahim boşluğunun yeterli koşulları sağlaması gereklidir. Rahim ve endometriyumda kısırlığa neden olabilen veya kısırlığa neden olabileceği düşünülen çeşitli sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Bu sorunları doğumsal kusurlar ve sonradan gelişen sorunlar olarak ayırmak konunun anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.

Doğumsal Kusurlar

Kadınların yaklaşık %4’ünde doğumsal rahim gelişim kusurları vardır. Bunlar arasında en sık görülenler septum (rahimde perde) ve arkuat uterus denilen anomalilerdir. Diğerleri arasında rahimin yarım gelişmiş olması (uterus unikornus), çift rahim olması (uterus didelfis) sayılabilir.

Rahimdeki gelişim kusurlarının kısırlık nedeni olup olmadığı tartışmalıdır, ancak gelişim kusuru bulunan kadınlarda düşük, erken doğum gibi kötü gebelik sonuçlarına yol açtığı bilinmektedir. Kısırlık tedavisinin amacının gebelik sağlamanın ötesinde canlı ve sağlıklı doğumla sonuçlanacak gebelik elde etmek olduğu göz önünde tutulduğunda bu kusurların tanı ve gerektiğinde tedavisinin önemi açıktır. Özellikle uterin septumun (perde) kesilmesinin gebelik sonuçlarını iyileştirmekte olduğu göz önüne alındığında anomalilerin büyük kısmını oluşturan bu kusurun tanısının önemi aşikardır.

Önemli bir nokta da genital sistem kusurları bulunan kadınlarda üriner sistem anomalilerinin de tabloya eşlik edebileceğidir.

kisirlik-cesitleri.jpgEdinsel Sorunlar


Myomlar, polipler ve rahim içi yapışıklıklar (Ashermann Sendromu) kısırlıkla ilişkilendirilen edinsel sorunlardır.
Myomların kısırlığa neden olup olmadığı ve myomların alınmasının doğurganlığı artırıp artırmadığı halen tartışmalı bir konudur. Myomların tubal geçişi tıkayarak veya rahimde anormal kasılamalara neden olarak sperm geçişi ve embriyo yerleşmesini engelledikleri, endometrial kan akımı ve gelişimi bozdukları veya kronik rahim içerisi iltihaba neden olarak doğurganlığı azalttıkları iddia edilmiş ancak bu teorilerin hiçbirisi kanıtlanamamıştır.
Yapılan araştırmalarda rahim içi boşlukta şekil bozukluğuna neden olan myomların tüp bebek sonrası gebelik şansını azalttığı ortaya koyulmuştur. Bu myomlar histeroskopik olarak alınmalıdır. Diğer myomların boyutları, yerleşim yerleri değerlendirilerek her myom için ayrı ayrı karar verilmelidir.

Endometrium dokusunun (rahim içi tabaka) aşırı geliştiği alanlar olan endometrial polipler gebelik şansını azaltan etkenlerden birisidir. Poliplerin tanısı kolay değildir. Kaliteli bir ultrasonografi cihazı ve deneyimli bir hekim tarafından çoğu saptanabilir. Kaliteli bir ultrasonografi cihazının kullanılmadığı veya rahmin polip açısından dikkatli şekilde incelenmediği kadınlarda birçok polip fark edilmemektedir. Ayrıca luteal faz denilen yumurtlama sonrası dönemdede polipler gözden kaçabilir. Saptandığı zaman bunların histeroskopik olarak alınması gereklidir. Poliplerin küretajla alınmasının sakıncaları vardır. Çoğu kez bu yöntemle tam olarak alınamazlar. Ayrıca bu işlem sırasında endometriuma zarar verilebilir.

Rahim içi yapışıklıklar çoğunlukla geçirilmiş kürtajlara bağlı olarak oluşur. Ayrıca tüberküloz ve benzeri kronik endometrit sekeli sonucunda oluşabilir. Klinik bulguları arasında hiç âdet kanaması olmaması veya az olması, adet düzensizliği ve düşükler bulunur. Hastaların özgeçmişinde çoğu zaman gebelik tahliyesi veya başka nedenlerle gerçekleştirilmiş kürtajlar vardır.

Rahim içi yapışıklıklar rahim boşluğunu küçülterek, kanlanmasını bozarak veya endometrial yapı ve fonksiyonu etkileyerek embriyo tutunmasını ve sağlıklı gebelik gelişimini engelleyebilirler. Tespit edilen yapışıklıklar bu sorunların önüne geçmek amacıyla deneyimli bir uzman tarafından histeroskopik olarak açılmaya çalışılmalıdır.